10/14/2019
AnasayfaYAZILARABD seyahatinde görülmeyen, duyulmayan ve bilinmeyenler..

ABD seyahatinde görülmeyen, duyulmayan ve bilinmeyenler..

ABD seyahati

Eylül ‘en sıcak ay’ olacak diye yazmıştım.

ABD seyahatine özel vurgu yapmıştım.
Önemine binaen bu seyahati de anbean takip ediyorum. Ve şu anda sıcak Eylül’ün en sıcak süreci yaşanıyor, kritik görüşmeler yapılıyor.Türkiye ve bölgenin bugün ve yarınlarını etkileyecek konular masada.Yapılan görüşme ve müzakerelerin Türk-ABD ve Avrupa ilişkilerinde  yeni bir rüzgar estirmesi kuvvetle muhtemel.

Peki arka kapı diplomasiyle kimlerle, nasıl ve ne içerikli görüşmeler yapıldı.?

Seyahatin BM Genel Kurulu toplantısının çok ötesine geçtiği kanaatindeyim.

ABD Dışişleri Bakanı medyaya ülkemize dair sert ve uzlaşmaz gibi söz ve söylemlerde bulunsa da; kapalı kapılar ardında çok farklı durumların olduğunu düşünüyorum.

Kamuya açık verilen beyanatları eli güçlendirmek bağlamında birer satranç hamlesi diye değerlendiriyorum.

Erdoğan ve Türk heyeti, farklı ülkelerin devlet başkanlarıyla, ABD’nin devlet görevlileriyle, fon yöneticileri ve küresel finans temsilcileriyle çok ciddi görüşmeler yapıyor.

Görüşmeler öyle farklı, geniş ve önemli konuları kapsıyor ki…

Kazakistan boru hattı konuşuluyor,

Azerbaycan petrol anlaşması istişare ediliyor.

Petrol konusunda Azerbaycan’la Türkiye’nin sıkı ittifak içinde olması gereği de görüşme konularından.

Kıbrıs merkezli Doğu Akdeniz Doğalgaz rezervleri masada.

Suriye’nin petrol kaynakları, ülkenin içinde bulunduğu destabil durum ve savaş ortamı konuşuldu ve konuşuluyor.

Irak petrolleri ve özellikle Kerkük merkezli arz güvenliği, paylaşım ve geleceği konuları en ince ayrıntısıyla irdeleniyor.

İsrail’le ilişkilerin normalleşmesi ve Filistin sorununa el atılarak, daha net ve pratik çözümler getirilmesi ve bu noktada; bölgesel itibarı yüksek olması hasebiyle Türkiye’nin aktif rol alması bu görüşmelerde öne çıkıyor.

Türk-Rus ilişkileri masaya yatırılıyor.

Türkiye’nin Suriye konusunda Rusya ve İran’la oluşturduğu konsensüse halel gelmeden Türkiye’nin AB ve ABD ile yakınlaşması, stratejik ve askeri alanlarda Batı’yla daha yakın iletişime geçebilmesi ve bunun nasıl tesis edilebileceği arka kapı diplomasinin ana konuları arasında yer alıyor.

Keza Türkiye’nin, Türki Cumhuriyetler’le hızlı ve daha etkin iletişime geçerek bu ülkelerin Rusya etkisinden uzaklaştırılması planlanıyor.

Çin ve Asya sermayesiyle yakın ilişki ve bunu somutlaştıracak adımların gereğine vurgu yapılıyor.

Afrika açılımına bu görüşmelerde büyük önem atfediliyor.

Türkiye’nin Afrika ve özellikle Müslüman  ülkeler üzerindeki müspet etkisi nazarı dikkate alınarak; Türk şirketlerinin  ABD ve Avrupalı şirketlerle partnerlik içinde bölgede aktif rol almasının gereği vurgulanıyor.

Bu durum ülkemize, Afrika bazlı aktif rol alma misyonu getiriyor.

Küresel bazlı bu görüşme, istişare ve diplomasilerin yanında Türkiye özelinde de pek çok konu görüşme ve müzakere masasında yer alıyor.

Papaz Brunson’un iadesi konusu en başat durumlardan birisi olarak iddia ediliyor.

Duyumlarımca papazın Ekim mahkemesinde tam tahliyesi ve iadesi konuşulup tartışılıyor.

Papaz konusunun, neredeyse varılacak mutabakatın ilk somut adımı olarak görüldüğü söyleniyor.

Papaza karşılık ABD’nin de Hakan Atilla’yı serbest bırakacağı söz konusu.

Bir nevi takas yani..

Halkbank konusunda 2 milyar dolar civarı bir ceza uygulanacağı ve sonrasında yapılacak pazarlıkla bunun 1 veya 1.5 milyar dolara noktalanacağı ihtimal dahilinde.

F 35’lerin teslimi ve FETÖ konusunda somut adımların atılması ile ilgili de ciddi mesafe katedildiği dillendiriliyor.

FETÖ konusunda muhakeme sürecinin başlatılması, Türkiye’den kaçırdığı paralar ve ABD’de yaptığı iş ve işlemlerin sorgulanmasına dair fiili süreç başlatılacağı gelen  duyumlar arasında.

Müzakere edilen bu konuların pek çoğunda mutabık kalındığı söyleniyor.

Hal böyle olunca, varsayım olarak söyleyecek olursak;

80 milyar dolarlık bir fonun Türkiye’ye gelişi büyük olasılıkla gerçekleşecek.

Peki ne şekilde gelecek.?

Otoyollarla ilgili farklı ve yeni bir konsept oluşturulacak; belki bazı sözleşmeler iptal, bazı yeni akitler ihdas edilecek ve  tek sözleşmeyle yeni bir yatırım boyutu oluşacaktır.

Kanal İstanbul için finansman olması diğer bir alternatif.

Kanımca iki adet bankanın bir kısmının satın alınması şekliyle de gelecek.

Elektrik bazlı enerji yatırımları olarak gelecek.

Bu şekilde; yani yatırım içerikli gelecek miktar…

Yazının devamını okumak için bağlantıya tıklayın: http://www.ogunhaber.com/yazarlar/cengiz-aygun-bir-portre/abd-seyahatinde-gorulmeyen-duyulmayan-ve-bilinmeyenler-10335m.html

YAZI ETİKETLERİ:
TAKİP EDİN:

McKinsey nedir, ne d

info@cengizaygun.com.tr

Bu Yazarı Değerlendir:
HİÇ YORUM YOK